Asansör yasak mı ?

Zeynep

New member
Asansör Yasak mı? Bir Hikaye Üzerinden Gözlemler…

Forumdaşlar merhaba! Bugün sizlerle çok ilginç bir hikâye paylaşmak istiyorum. Belki de pek çoğunuzun içine işleyen, bir yerlerde izlediğiniz veya yaşadığınız bir durumu derinlemesine irdelemek istersiniz diye düşündüm. Birbirimize farklı gözlerle bakmamıza sebep olabilecek bir konu: Asansör Yasak mı?

Bir sabah, klasik bir iş günü… Yağmur hafifçe yağıyor, caddeler ıssız ve insanların çoğu aceleyle bir yerlere yetişmeye çalışıyor. Yavaşça binalara giriyoruz. Herkes işine gücüne dalmışken, o sırada kalabalığın dışında bir şey oluyor. Bir asansör ve içindeki insan…

Karakterler ve Durum…

Asansörün içinde bir erkek, adı Mehmet. Yaşı 35. Çözüm odaklı, pratik bir adam. Ne kadar da zor olsa da bir şeyin çözümünü bulmak için hep mantıklı bir yol arar. Kadın, adı ise Selin. Yaşı 30. Çözümden çok, ilişkiye, duygusal bağlara ve insanlara önem verir. Onun için insan ruhu, ihtiyaçlar ve anlayış önceliklidir. Mehmet ve Selin, aynı asansörde iki farklı dünyaya ait insanlar.

Asansör Yasak mı?

Bir gün, Mehmet ve Selin, aynı binada çalıştıkları için sabahları birbirlerine rastlamazlar ama öğle tatillerinde birbirlerini görmeye alışmışlardır. Mehmet her zaman hızlıca asansörü kullanıp katına çıkmayı tercih eder. Selin ise asansörün sadece fiziksel bir araç olmadığını, insanların birbirine yakınlaşabileceği, anlık bir etkileşim alanı olduğunu düşünür. Ama o gün her şey farklı olacak.

Sabah, binanın girişine gelirken Selin’in gözleri asansördeki ışıklara takılır. Genelde hızlıca çıkmayı tercih etse de o gün için başka bir plan yapmıştır. "Neden acele ediyorum ki?" diye düşünür. Sonuçta, katlar arasında duracak, belki bir iki dakika daha fazla vakit geçirecek ama daha fazla insanla tanışacak, o anı belki biraz daha anlamlandıracaktır.

İlk Adım…

Mehmet, her zaman olduğu gibi asansörü beklerken Selin’i fark eder. Çalışma arkadaşları dışında, onu pek tanımaz. Hızla işine gitmeye odaklanmış biridir. Asansöre bindiğinde, bir dakika önce düşünmeden inip gidebilecekken bir an durur. Gözleri, içinde bulunduğu mekanla ve Selin’le ilk kez yüzleşmiştir. Bu an, Mehmet için bir kırılma anıdır. Her şey bildiği gibi ama her şey birden sorgulanabilir. Asansör yasak mıdır? Zaman kaybı mıdır?

Kadın ve Erkek Perspektifinden Durum…

İki farklı bakış açısı… Selin, asansörün içindeki anı değerlendirmek isterken; Mehmet çözüm arayışına girmiştir. Mehmet’in aklında şu an tek bir soru vardır: "Zaman kaybı mı?" Asansörde geçen her saniye, ona göre birer dakika, saat demek. İleriye gitmek için zaman çok değerlidir. Her şeyin çözümü var ve çözümü en kısa yoldan bulmak için yapılması gereken şey bellidir: Hızlıca yukarı çıkmak.

Selin ise başka bir dünyada yaşıyordur. Onun için bir asansör, sadece bir ulaşım aracı değil, insana dair ilişkiler kurabileceği bir ortamdır. Zaman kaybı değil, zamanın anlam kazandığı yerdir. Selin, kısa bir süre bile olsa bir insanın gözlerinde derin bir anlam bulma fırsatını, bu kadar küçük bir alanın içinde yakalayabilmeyi istemektedir.

Yasak mı, Değil mi?

Mehmet ve Selin asansörde bir araya geldiklerinde, ikisi de farklı duygular içindedir. Mehmet, hızla katına çıkma niyetiyle ama bir yandan da düşündüğü bir şey vardır: Asansör yasak mıdır? Bir an için, hayatını hızla yaşama çabası içerisinde, her şeyin bir çözümü olduğunu unutur. Fakat Selin, biraz da orada, birlikte vakit geçirebilme düşüncesinin güzelliğini bir kenara koyarak, Mehmet’in bakış açısını anlamaya çalışır.

Yavaşça, Selin, "Aslında bazen zaman kaybı sandığımız anlar, yeni bir şeyler öğrenmek için en değerli zaman dilimleri olabilir," der. Mehmet buna önce şaşırsa da, kısa bir sessizliğin ardından "Haklı olabilirsin," der. Zaman, aslında her ikisinin de yaşadığı dünya ile ilgiliydi. Birinin gözünden geçerken dünya hızla akıp gitmektedir, diğeri ise her anın değerini başka bir açıdan keşfetmektedir.

Sonuç: İnsanlık ve Zamanın Değeri

O anın sonunda, asansör hala yukarı doğru yükselmektedir. İkisi de farklı yollara gitmek üzere olsa da, Mehmet ve Selin, birbirlerinin bakış açılarını fark etmiş, belki de bir şeylerin çözümüne giden yolu farklı yollardan görmüşlerdir. Asansör yasak mı? O soruya bu iki insan farklı cevaplar verir. Ama bir şey kesindir: Zaman kaybı diye düşündüğümüz her an, belki de en değerli andır.

Hikayemizi okurken, belki siz de farklı bir bakış açısı geliştirdiniz. Asansör yasak mı? sorusu, aslında bir sembol. Hayatın bize sunduğu fırsatlar, bir asansör gibi her an bizimle olabilir. Ama onlara nasıl yaklaşacağımız, zamanın nasıl değerlendirileceği bizim bakış açımıza bağlı. Bu hikaye, belki de hepimizin içinde bulundukça içselleştirdiğimiz bir gerçeği yansıtıyor: Her anı, zaman kaybı olmaktan çıkarıp, değerli kılma fırsatına sahibiz.

Siz forumdaşlar, bu hikaye hakkında ne düşünüyorsunuz? Selin ve Mehmet’in perspektiflerini nasıl yorumlarsınız? Asansöre bakış açınız nasıl şekillendi? Yorumlarınızı ve düşüncelerinizi paylaşırsanız, hep birlikte bir anlayış oluşturabileceğimizi düşünüyorum!
 
Üst