Zeynep
New member
Kısacası, bread kelimesinin çoğul biçimini gördüğünüzde cümlenin ne anlattığına bakın. Bir hata mı var, yoksa farklı ekmek çeşitlerinden mi söz ediliyor? Kararı bağlam verecektir.
6. Ekmek Sipariş Ederken Yapılan Komik İngilizce Hataları
Dil öğrenirken hepimizin başına küçük kazalar gelir. Bazıları o an bizi utandırır, yıllar sonra ise arkadaş ortamında anlatılan komik anılara dönüşür.
Örneğin, bir kafede oturduğunuzu ve kahvaltınız için ekmek istediğinizi düşünün.
Garsona ciddi bir ifadeyle şöyle diyorsunuz:
“Can I have two breads, please?”
Garson ne istediğinizi büyük ihtimalle anlayabilir. Ancak daha doğal bir ifade kullanmak isterseniz şöyle diyebilirsiniz:
“Can I have two slices of bread, please?”
Bu cümle iki dilim ekmek istediğinizi açıkça belirtir.
Peki, iki somun istiyorsanız?
“Can I have two loaves of bread, please?”
Diyelim ki sandviç hazırlıyorsunuz. O zaman da şu ifadeler işinize yarar:
- A slice of bread: Bir dilim ekmek
- Two slices of bread: İki dilim ekmek
- A loaf of bread: Bir somun ekmek
- Half a loaf of bread: Yarım somun ekmek
- A piece of bread: Bir parça ekmek
- A bread roll: Küçük yuvarlak ekmek
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, slice, loaf, piece ve roll kelimelerinin aynı şeyi ifade etmemesidir. Slice bir dilimi, loaf genellikle somunu, piece genel bir parçayı, roll ise küçük ve çoğunlukla tek porsiyonluk bir ekmek türünü anlatır.
Bir başka klasik hata da bread kelimesine gereksiz yere çoğul eki eklemektir. Örneğin “I bought three breads” demek yerine, üç somun aldıysanız “I bought three loaves of bread” demek daha uygundur.
Fakat hata yapan birine hemen dil bilgisi polisi gibi yaklaşmaya da gerek yok. İletişimde amaç yalnızca kusursuz cümle kurmak değil, anlaşabilmektir. Yanlış bir ifade kullansanız bile çoğu zaman ne istediğiniz anlaşılır. Sonrasında doğru kalıbı öğrenip bir sonraki siparişte kullanabilirsiniz.
Sonuçta hiç kimse doğuştan İngilizce ekmek siparişi verme uzmanı olarak dünyaya gelmiyor. Bazılarımız önce yanlış sipariş veriyor, sonra gramer öğreniyor!
7. Bread ile Birlikte Öğrenmeniz Gereken Diğer Ölçü Kalıpları
Bread konusunu gerçekten öğrenmek istiyorsanız yalnızca tek bir kelimeyi ezberlemek yerine, İngilizcede sayılamayan isimlerle kullanılan ölçü kalıplarını da öğrenmelisiniz.
Çünkü aynı mantık günlük hayatta sık sık karşımıza çıkar.
Örneğin:
- A glass of water: Bir bardak su
- Two bottles of milk: İki şişe süt
- A cup of tea: Bir fincan çay
- Three bags of rice: Üç paket veya torba pirinç
- A piece of cheese: Bir parça peynir
- Two slices of pizza: İki dilim pizza
- A spoonful of sugar: Bir kaşık şeker
Bu örneklerde önemli olan şey, miktarı ifade eden kelimenin sayılabilmesidir. Water, milk, rice ve sugar gibi isimler genel anlamda sayılamayan isimler olarak kullanılırken glass, bottle, bag ve spoonful gibi ölçü ifadeleri sayılabilir.
Bu mantığı kavradığınızda yalnızca ekmekle ilgili bir sorunu çözmüş olmazsınız. Market alışverişinden restoran siparişlerine, yemek tariflerinden günlük konuşmalara kadar pek çok alanda daha doğal cümleler kurabilirsiniz.
Örneğin “I need rice” diyebilirsiniz. Fakat iki paket pirince ihtiyacınız varsa “I need two bags of rice” demeniz gerekir.
Benzer biçimde “We bought bread” genel olarak ekmek aldığımızı anlatırken “We bought two loaves of bread” kaç somun aldığımızı açıkça belirtir.
Bir dilin mantığını öğrenmek, yüzlerce cümleyi ayrı ayrı ezberlemekten daha verimlidir. Çünkü bir kalıbı anladığınızda onu farklı kelimelerle yeniden kullanabilirsiniz.
8. İngilizce Öğrenenler İçin Küçük Bir Ekmek Testi
Şimdi öğrendiklerimizi biraz eğlenceli bir sınava dönüştürelim. Kalem kâğıt almanıza gerek yok; mutfağa bakmanız yeterli. Tabii buzdolabındaki son dilim ekmeği sınav sırasında yememeye çalışın!
Aşağıdaki cümlelerde boşlukları uygun ifadelerle tamamlayın.
Soru 1: I would like _ bread with my soup.
A) a
B) some
C) two
Soru 2: We bought two _ of bread yesterday.
A) loaf
B) breads
C) loaves
Soru 3: Could you give me a _ of bread?
A) slice
B) slices
C) breads
Soru 4: There isn't _ bread left.
A) many
B) much
C) few
Soru 5: This bakery sells different types of traditional _.
A) breads
B) bread loafs
C) a bread
Cevaplarınızı kontrol etmeden önce biraz düşünün. Her cümlede yalnızca kelime bilgisi değil, sayılabilen ve sayılamayan isimlerin kullanımı da sınanıyor.
Doğru cevaplar sırasıyla B, C, A, B ve A şeklindedir.
Beşinci soruda breads kullanılmasının nedeni, farklı geleneksel ekmek türlerinden söz edilmesidir. İlk dört soruda ise bread genel anlamda sayılamayan bir isim olarak kullanılmıştır.
Kaç doğru yaptınız? Beş sorunun tamamını doğru cevapladıysanız artık ekmek reyonunda İngilizce açısından daha rahat hareket edebilirsiniz. Bir veya iki soruda hata yaptıysanız da moralinizi bozmayın; önemli olan, yanlışın neden yanlış olduğunu anlamaktır.
9. Gerçek Hayatta Bu Kuralı Nasıl Unutmazsınız?
Dil bilgisi kurallarını öğrenmek kolay olabilir; asıl mesele, konuşma sırasında doğru kalıbı hatırlamaktır.
Bunun için birkaç basit yöntem kullanabilirsiniz.
Birinci yöntem: Kelimeyi tek başına değil, kalıpla öğrenin.
Defterinize yalnızca “bread = ekmek” yazmak yerine şu üç ifadeyi birlikte kaydedin:
- Some bread
- A loaf of bread
- Two loaves of bread
Böylece kelimeyi hangi durumlarda kullanacağınızı da öğrenirsiniz.
İkinci yöntem: Günlük hayatınızdan örnekler oluşturun.
Kahvaltıda kendinize İngilizce sorular sorun:
“How much bread do we have?”
Ne kadar ekmeğimiz var?
“Do we need another loaf of bread?”
Bir somun daha ekmeğe ihtiyacımız var mı?
“Would you like a slice of bread?”
Bir dilim ekmek ister misin?
Bu yöntem, öğrendiğiniz bilgiyi gerçek bir bağlamla ilişkilendirmenize yardımcı olur.
Üçüncü yöntem: Benzer kelimeleri karşılaştırın.
Bread, rice, milk ve water gibi kelimeleri aynı başlık altında toplayın. Ardından her biri için bir ölçü kalıbı yazın. Böylece beyniniz her kelimeyi ayrı bir kural olarak ezberlemek yerine aralarındaki ortaklığı fark eder.
Dördüncü yöntem: Hata yapmaktan korkmayın.
Bir konuşma sırasında yanlışlıkla “two breads” dediğinizde dünyanın sonu gelmez. Karşınızdaki kişi sizi anlayabilir ve doğru ifadeyi öğrenmeniz için yardımcı olabilir. Üstelik hatalar, üzerinde çalışmanız gereken noktaları gösteren küçük işaretlerdir.
En etkili öğrenme yöntemlerinden biri, öğrendiğiniz kalıbı farklı cümlelerde tekrar kullanmaktır. Örneğin bugün “a loaf of bread” öğrendiyseniz yarın market alışverişi hakkında konuşurken aynı ifadeyi yeniden kullanın.
Dil öğrenmek bir yarış değil, bir alışkanlık geliştirme sürecidir. Her gün birkaç dakika ayırmak, bir günde onlarca kural ezberleyip sonrasında hepsini unutmaya çalışmaktan daha sürdürülebilir olabilir.
10. Sonuç: Ekmek Sayılmaz, Ama Dil Bilgisi Sayılır!
Geldik yazımızın en önemli noktasına. İngilizcede bread kelimesi genel olarak sayılamayan bir isimdir. Bu nedenle normal günlük kullanımda “a bread” veya “two breads” yerine “some bread”, “a loaf of bread” ya da “two loaves of bread” kullanırız.
Ekmekten bir dilim istiyorsak “a slice of bread”, bir somun istiyorsak “a loaf of bread” deriz. Farklı ekmek türlerinden söz edilen özel bağlamlarda ise breads biçimi kullanılabilir.
Bu küçük ayrıntı, İngilizce öğrenirken önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Kelimelerin anlamını bilmek kadar, hangi bağlamda nasıl kullanıldıklarını öğrenmek de önemlidir.
Üstelik bu kuralı kavradığınızda yalnızca ekmekle ilgili cümleleri düzeltmiş olmazsınız. Sayılabilen ve sayılamayan isimler arasındaki farkı daha iyi anlarsınız. Bu da İngilizcenizi geliştirirken işinize yarayacak sağlam bir temel oluşturur.
Şimdi düşünün: Bir gün yabancı bir ülkede kahvaltı yapıyorsunuz. Masada tereyağı, reçel, peynir ve sıcacık ekmek var. Garson yanınıza geliyor ve soruyor:
“Would you like some bread?”
Artık telaş yapmanıza gerek yok. Gülümseyerek “Yes, please” diyebilirsiniz. Eğer iki dilim istiyorsanız “Could I have two slices of bread, please?” demeniz yeterli.
Ve unutmayın: İngilizcede ekmeğin sayılmaması, kahvaltıda kaç dilim yediğinizin kimse tarafından fark edilmeyeceği anlamına gelmez!
Peki, sizin İngilizce öğrenirken karşılaştığınız en ilginç sayılamayan isim hangisiydi? Bread dışında sizi şaşırtan bir kelimeyle karşılaştınız mı? Yorumlarda paylaşın; bakalım dil bilgisi dünyasında başka hangi yiyecekler bizi şaşırtacak!
6. Ekmek Sipariş Ederken Yapılan Komik İngilizce Hataları
Dil öğrenirken hepimizin başına küçük kazalar gelir. Bazıları o an bizi utandırır, yıllar sonra ise arkadaş ortamında anlatılan komik anılara dönüşür.
Örneğin, bir kafede oturduğunuzu ve kahvaltınız için ekmek istediğinizi düşünün.
Garsona ciddi bir ifadeyle şöyle diyorsunuz:
“Can I have two breads, please?”
Garson ne istediğinizi büyük ihtimalle anlayabilir. Ancak daha doğal bir ifade kullanmak isterseniz şöyle diyebilirsiniz:
“Can I have two slices of bread, please?”
Bu cümle iki dilim ekmek istediğinizi açıkça belirtir.
Peki, iki somun istiyorsanız?
“Can I have two loaves of bread, please?”
Diyelim ki sandviç hazırlıyorsunuz. O zaman da şu ifadeler işinize yarar:
- A slice of bread: Bir dilim ekmek
- Two slices of bread: İki dilim ekmek
- A loaf of bread: Bir somun ekmek
- Half a loaf of bread: Yarım somun ekmek
- A piece of bread: Bir parça ekmek
- A bread roll: Küçük yuvarlak ekmek
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, slice, loaf, piece ve roll kelimelerinin aynı şeyi ifade etmemesidir. Slice bir dilimi, loaf genellikle somunu, piece genel bir parçayı, roll ise küçük ve çoğunlukla tek porsiyonluk bir ekmek türünü anlatır.
Bir başka klasik hata da bread kelimesine gereksiz yere çoğul eki eklemektir. Örneğin “I bought three breads” demek yerine, üç somun aldıysanız “I bought three loaves of bread” demek daha uygundur.
Fakat hata yapan birine hemen dil bilgisi polisi gibi yaklaşmaya da gerek yok. İletişimde amaç yalnızca kusursuz cümle kurmak değil, anlaşabilmektir. Yanlış bir ifade kullansanız bile çoğu zaman ne istediğiniz anlaşılır. Sonrasında doğru kalıbı öğrenip bir sonraki siparişte kullanabilirsiniz.
Sonuçta hiç kimse doğuştan İngilizce ekmek siparişi verme uzmanı olarak dünyaya gelmiyor. Bazılarımız önce yanlış sipariş veriyor, sonra gramer öğreniyor!
7. Bread ile Birlikte Öğrenmeniz Gereken Diğer Ölçü Kalıpları
Bread konusunu gerçekten öğrenmek istiyorsanız yalnızca tek bir kelimeyi ezberlemek yerine, İngilizcede sayılamayan isimlerle kullanılan ölçü kalıplarını da öğrenmelisiniz.
Çünkü aynı mantık günlük hayatta sık sık karşımıza çıkar.
Örneğin:
- A glass of water: Bir bardak su
- Two bottles of milk: İki şişe süt
- A cup of tea: Bir fincan çay
- Three bags of rice: Üç paket veya torba pirinç
- A piece of cheese: Bir parça peynir
- Two slices of pizza: İki dilim pizza
- A spoonful of sugar: Bir kaşık şeker
Bu örneklerde önemli olan şey, miktarı ifade eden kelimenin sayılabilmesidir. Water, milk, rice ve sugar gibi isimler genel anlamda sayılamayan isimler olarak kullanılırken glass, bottle, bag ve spoonful gibi ölçü ifadeleri sayılabilir.
Bu mantığı kavradığınızda yalnızca ekmekle ilgili bir sorunu çözmüş olmazsınız. Market alışverişinden restoran siparişlerine, yemek tariflerinden günlük konuşmalara kadar pek çok alanda daha doğal cümleler kurabilirsiniz.
Örneğin “I need rice” diyebilirsiniz. Fakat iki paket pirince ihtiyacınız varsa “I need two bags of rice” demeniz gerekir.
Benzer biçimde “We bought bread” genel olarak ekmek aldığımızı anlatırken “We bought two loaves of bread” kaç somun aldığımızı açıkça belirtir.
Bir dilin mantığını öğrenmek, yüzlerce cümleyi ayrı ayrı ezberlemekten daha verimlidir. Çünkü bir kalıbı anladığınızda onu farklı kelimelerle yeniden kullanabilirsiniz.
8. İngilizce Öğrenenler İçin Küçük Bir Ekmek Testi
Şimdi öğrendiklerimizi biraz eğlenceli bir sınava dönüştürelim. Kalem kâğıt almanıza gerek yok; mutfağa bakmanız yeterli. Tabii buzdolabındaki son dilim ekmeği sınav sırasında yememeye çalışın!
Aşağıdaki cümlelerde boşlukları uygun ifadelerle tamamlayın.
Soru 1: I would like _ bread with my soup.
A) a
B) some
C) two
Soru 2: We bought two _ of bread yesterday.
A) loaf
B) breads
C) loaves
Soru 3: Could you give me a _ of bread?
A) slice
B) slices
C) breads
Soru 4: There isn't _ bread left.
A) many
B) much
C) few
Soru 5: This bakery sells different types of traditional _.
A) breads
B) bread loafs
C) a bread
Cevaplarınızı kontrol etmeden önce biraz düşünün. Her cümlede yalnızca kelime bilgisi değil, sayılabilen ve sayılamayan isimlerin kullanımı da sınanıyor.
Doğru cevaplar sırasıyla B, C, A, B ve A şeklindedir.
Beşinci soruda breads kullanılmasının nedeni, farklı geleneksel ekmek türlerinden söz edilmesidir. İlk dört soruda ise bread genel anlamda sayılamayan bir isim olarak kullanılmıştır.
Kaç doğru yaptınız? Beş sorunun tamamını doğru cevapladıysanız artık ekmek reyonunda İngilizce açısından daha rahat hareket edebilirsiniz. Bir veya iki soruda hata yaptıysanız da moralinizi bozmayın; önemli olan, yanlışın neden yanlış olduğunu anlamaktır.
9. Gerçek Hayatta Bu Kuralı Nasıl Unutmazsınız?
Dil bilgisi kurallarını öğrenmek kolay olabilir; asıl mesele, konuşma sırasında doğru kalıbı hatırlamaktır.
Bunun için birkaç basit yöntem kullanabilirsiniz.
Birinci yöntem: Kelimeyi tek başına değil, kalıpla öğrenin.
Defterinize yalnızca “bread = ekmek” yazmak yerine şu üç ifadeyi birlikte kaydedin:
- Some bread
- A loaf of bread
- Two loaves of bread
Böylece kelimeyi hangi durumlarda kullanacağınızı da öğrenirsiniz.
İkinci yöntem: Günlük hayatınızdan örnekler oluşturun.
Kahvaltıda kendinize İngilizce sorular sorun:
“How much bread do we have?”
Ne kadar ekmeğimiz var?
“Do we need another loaf of bread?”
Bir somun daha ekmeğe ihtiyacımız var mı?
“Would you like a slice of bread?”
Bir dilim ekmek ister misin?
Bu yöntem, öğrendiğiniz bilgiyi gerçek bir bağlamla ilişkilendirmenize yardımcı olur.
Üçüncü yöntem: Benzer kelimeleri karşılaştırın.
Bread, rice, milk ve water gibi kelimeleri aynı başlık altında toplayın. Ardından her biri için bir ölçü kalıbı yazın. Böylece beyniniz her kelimeyi ayrı bir kural olarak ezberlemek yerine aralarındaki ortaklığı fark eder.
Dördüncü yöntem: Hata yapmaktan korkmayın.
Bir konuşma sırasında yanlışlıkla “two breads” dediğinizde dünyanın sonu gelmez. Karşınızdaki kişi sizi anlayabilir ve doğru ifadeyi öğrenmeniz için yardımcı olabilir. Üstelik hatalar, üzerinde çalışmanız gereken noktaları gösteren küçük işaretlerdir.
En etkili öğrenme yöntemlerinden biri, öğrendiğiniz kalıbı farklı cümlelerde tekrar kullanmaktır. Örneğin bugün “a loaf of bread” öğrendiyseniz yarın market alışverişi hakkında konuşurken aynı ifadeyi yeniden kullanın.
Dil öğrenmek bir yarış değil, bir alışkanlık geliştirme sürecidir. Her gün birkaç dakika ayırmak, bir günde onlarca kural ezberleyip sonrasında hepsini unutmaya çalışmaktan daha sürdürülebilir olabilir.
10. Sonuç: Ekmek Sayılmaz, Ama Dil Bilgisi Sayılır!
Geldik yazımızın en önemli noktasına. İngilizcede bread kelimesi genel olarak sayılamayan bir isimdir. Bu nedenle normal günlük kullanımda “a bread” veya “two breads” yerine “some bread”, “a loaf of bread” ya da “two loaves of bread” kullanırız.
Ekmekten bir dilim istiyorsak “a slice of bread”, bir somun istiyorsak “a loaf of bread” deriz. Farklı ekmek türlerinden söz edilen özel bağlamlarda ise breads biçimi kullanılabilir.
Bu küçük ayrıntı, İngilizce öğrenirken önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Kelimelerin anlamını bilmek kadar, hangi bağlamda nasıl kullanıldıklarını öğrenmek de önemlidir.
Üstelik bu kuralı kavradığınızda yalnızca ekmekle ilgili cümleleri düzeltmiş olmazsınız. Sayılabilen ve sayılamayan isimler arasındaki farkı daha iyi anlarsınız. Bu da İngilizcenizi geliştirirken işinize yarayacak sağlam bir temel oluşturur.
Şimdi düşünün: Bir gün yabancı bir ülkede kahvaltı yapıyorsunuz. Masada tereyağı, reçel, peynir ve sıcacık ekmek var. Garson yanınıza geliyor ve soruyor:
“Would you like some bread?”
Artık telaş yapmanıza gerek yok. Gülümseyerek “Yes, please” diyebilirsiniz. Eğer iki dilim istiyorsanız “Could I have two slices of bread, please?” demeniz yeterli.
Ve unutmayın: İngilizcede ekmeğin sayılmaması, kahvaltıda kaç dilim yediğinizin kimse tarafından fark edilmeyeceği anlamına gelmez!
Peki, sizin İngilizce öğrenirken karşılaştığınız en ilginç sayılamayan isim hangisiydi? Bread dışında sizi şaşırtan bir kelimeyle karşılaştınız mı? Yorumlarda paylaşın; bakalım dil bilgisi dünyasında başka hangi yiyecekler bizi şaşırtacak!