Zeynep
New member
Türkiye'deki konut finansmanı, yalnızca yerel arz ve talep dengesiyle hareket etmiyor. Küresel faiz ortamı, enerji maliyetleri, inşaat girdileri, döviz kuru ve Türkiye'nin enflasyon görünümü doğrudan veya dolaylı şekilde konut sektörünü etkiliyor.
TCMB'nin konut fiyat endeksi verileri konut piyasasındaki fiyat hareketlerini izlemek için temel göstergelerden biri. Merkez Bankası verileri düzenli olarak yayımlıyor ve 2026 Temmuz dönemine kadar güncellenmiş veri setleri bulunuyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
2025'in ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısının yüzde 21,3, daire sayısının yüzde 18,7 azalması da arz tarafındaki baskının önemli olduğunu gösteriyordu.
Veri Portali
Buna karşılık 2025'in son çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı yıllık bazda yüzde 13,8 arttı.
Veri Portali
Bu iki veri birlikte okunduğunda ilginç bir tablo ortaya çıkıyor: İnşaat arzı dönemsel olarak zayıflarken daha sonra toparlanma sinyali verebiliyor.
Benim tahminim, gelecekteki kampanyaların tam da bu dalgalanmayı yönetmeye yönelik olacağı yönünde. Yani bir anda Türkiye'nin 81 iline yayılan kampanya yerine, talebin güçlü olduğu belirli şehirlerde seçilmiş projeler ve esnek ödeme modelleri daha olası görünüyor.
2025'teki Kampanyanın En Önemli Mesajı Ne Oldu?
Bence asıl mesaj “ucuz ev” değildi.
Asıl mesaj, ödeme modelinin konut satışındaki belirleyiciliğinin artmasıydı.
2025 kampanyasında üç farklı finansman modeli sunulması bu açıdan önemliydi. Modeller arasında peşinatsız/azalan taksitli seçenekler, belirli dönemde taksit desteği ve uzun vadeli finansman seçenekleri bulunuyordu.
Anadolu Ajansı
+1
Daha sonra Emlak Konut'un “Yeni Yuvam Modeli” ile finansman tarafında farklı bir yaklaşım geliştirildi. Şirketin resmi SSS dokümanında bu modelin İstanbul, Antalya ve Balıkesir'deki 23 projede uygulandığı belirtiliyor.
Emlak Konut
Bu gelişme bence gelecek açısından çok daha önemli.
Çünkü burada kampanyadan ziyade yeni bir konut finansmanı anlayışı oluşuyor.
İnsan Odaklı Konut Projeleri Öne Çıkabilir mi?
Bence kesinlikle.
Konut alırken erkek yatırımcıların stratejik hesapları önemli: kira getirisi, amortisman süresi, ulaşım yatırımları, bölgesel gelişme ve yeniden satış potansiyeli gibi göstergeler kararın önemli bölümünü oluşturuyor.
Ancak farklı alıcı gruplarının insan odaklı beklentileri de en az bunlar kadar önemli. Çocuğun okula güvenli gidebilmesi, yaşlı bir aile bireyinin sağlık merkezine erişebilmesi, kadınların akşam saatlerinde kendilerini güvende hissedebileceği ortak alanlar, yeşil alanlar ve toplu taşımaya erişim gibi konular artık projenin değerini etkiliyor.
Emlak Konut'un güncel proje yaklaşımında da sosyal alanlar, yeşil alanlar, mahalle kültürü, çocuk güvenliği ve erişilebilirlik gibi kavramların daha fazla vurgulandığını görüyoruz. Örneğin EVvel İstanbul projesinin tanıtımında yaşlı ve engelli dostu tasarım, çocuk güvenliği, yeşil alanlar ve mahalle yaşamı özellikle öne çıkarılıyor.
Emlak Konut
Bu nedenle geleceğin kampanyası bana göre yalnızca “60 ay ödeme” kampanyası olmayacak. İnsanların gerçekten yaşamak isteyeceği konutları finansal olarak erişilebilir hale getirme yarışı daha önemli hale gelecek.
Kişisel Deneyim Meselesinde Bir Not
Bu tür değerlendirmelerde “ben şu projeden ev aldım, şöyle kazandım” tarzı kişisel deneyimlerin çok etkili olduğunu biliyorum. Fakat benim gayrimenkul satın alma veya satış deneyimim yok; böyle bir deneyimim varmış gibi yazmak doğru olmaz.
Bu nedenle yukarıdaki yorumları kendi kişisel yatırım tecrübem yerine Emlak Konut'un resmi açıklamaları, şirket faaliyet raporları, TÜİK verileri, TCMB göstergeleri ve 2025'te yayımlanan sektör haberleri üzerinden değerlendiriyorum. Özellikle kampanyanın şehirleri konusunda Emlak Konut açıklamalarını ve Anadolu Ajansı/diğer haber kaynaklarının kampanya haberlerini karşılaştırmak daha güvenilir bir yöntem.
Anadolu Ajansı
+1
Benim 2026 ve Sonrası İçin Tahminim
Bugünden geleceğe baktığımda üç senaryo görüyorum.
Birinci senaryo: Faiz ve finansman koşulları gevşerse İstanbul, Ankara ve İzmir gibi yüksek talep gören şehirlerde yeni ödeme kampanyaları gündeme gelebilir.
İkinci senaryo: Finansman maliyetleri yüksek kalırsa şirketlerin daha uzun vadeli, düşük başlangıç ödemeli veya tasarruf finansmanı bağlantılı modeller geliştirmesi daha olası.
Üçüncü senaryo: Deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm konusu daha fazla ağırlık kazanırsa yeni kampanyaların şehir seçiminde yalnızca satış potansiyeli değil, yenilenmesi gereken konut stoku ve güvenli yapı ihtiyacı da önemli kriter haline gelebilir.
Ben ikinci ve üçüncü senaryonun birlikte ilerlemesini daha olası görüyorum.
Özellikle İstanbul'da güvenli konut ihtiyacı ile finansmana erişim sorunu birleştiğinde, kamu destekli veya kamu bağlantılı konut modellerine yönelik talep devam edecektir.
Sonuç: Emlak Konut Kampanyası Yeni İllere Yayılır mı?
2025'teki “Kazançlı Yatırım Kampanyası” açısından net tablo İstanbul, İzmir, Antalya ve Balıkesir oldu. Kampanya 25 projeyi ve 4.500 konutu kapsadı; yoğun talep nedeniyle başvuru süresi uzatıldı.
Anadolu Ajansı
+1
Fakat bundan sonrası için kesinleşmiş yeni bir il listesi varmış gibi konuşmak doğru değil.
Verilere dayanarak benim izlediğim adaylar arasında Ankara, Bursa, Kocaeli, Mersin ve bazı güçlü bölgesel merkezler bulunuyor. Bunları “kesin kampanya yapılacak şehirler” değil, nüfus, ekonomik aktivite, konut talebi ve proje geliştirme potansiyeli açısından takip edilmesi gereken pazarlar olarak görmek gerekiyor.
Bir başka önemli nokta da şu: Emlak Konut'un güncel satış portföyünde İstanbul, İzmir, Antalya ve Balıkesir'in yanında farklı lokasyonlar ve Ankara gibi önemli proje merkezleri bulunabiliyor. Şirketin resmi satış ekranında lokasyonlar İstanbul Avrupa, İstanbul Anadolu, Denizli, İzmir, Antalya ve Balıkesir şeklinde filtrelenebiliyor.
Emlak Konut
Bu da şirketin coğrafi varlığının tek bir kampanyanın şehir listesiyle karıştırılmaması gerektiğini gösteriyor.
Şimdi asıl forum sorusu bence burada başlıyor:
Sizce yeni bir Emlak Konut kampanyası açıklansa Ankara mı öne çıkar, Bursa mı? İstanbul'da yeni projelerin ağırlık kazanması mı daha olası, yoksa Anadolu şehirlerine doğru daha belirgin bir açılım mı görürüz?
Ve daha önemlisi: Bir kampanyada sizin için öncelik düşük taksit mi, düşük toplam fiyat mı, deprem güvenliği mi, ulaşım mı, yoksa okul ve sosyal alanlara yakınlık mı olurdu?
Çünkü 2025 verileri bize bir şeyi oldukça açık gösterdi: Türkiye'de konut talebi ortadan kalkmış değil. 2025'te toplam konut satışlarının 1,69 milyona yaklaşması bunun güçlü kanıtlarından biri.
Veri Portali
Asıl problem, bu talebin hangi finansman modeliyle ve hangi şehirlerde karşılanacağı.
Bence önümüzdeki dönemin Emlak Konut tartışması artık yalnızca “hangi illerde kampanya olacak?” sorusundan ibaret olmayacak. Asıl soru, hangi şehirlerde hangi gelir grubuna, hangi ödeme modeliyle, nasıl bir yaşam alanı sunulacağı olacak.
TCMB'nin konut fiyat endeksi verileri konut piyasasındaki fiyat hareketlerini izlemek için temel göstergelerden biri. Merkez Bankası verileri düzenli olarak yayımlıyor ve 2026 Temmuz dönemine kadar güncellenmiş veri setleri bulunuyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
2025'in ilk çeyreğinde yapı ruhsatı verilen bina sayısının yüzde 21,3, daire sayısının yüzde 18,7 azalması da arz tarafındaki baskının önemli olduğunu gösteriyordu.
Veri Portali
Buna karşılık 2025'in son çeyreğinde yapı ruhsatı verilen daire sayısı yıllık bazda yüzde 13,8 arttı.
Veri Portali
Bu iki veri birlikte okunduğunda ilginç bir tablo ortaya çıkıyor: İnşaat arzı dönemsel olarak zayıflarken daha sonra toparlanma sinyali verebiliyor.
Benim tahminim, gelecekteki kampanyaların tam da bu dalgalanmayı yönetmeye yönelik olacağı yönünde. Yani bir anda Türkiye'nin 81 iline yayılan kampanya yerine, talebin güçlü olduğu belirli şehirlerde seçilmiş projeler ve esnek ödeme modelleri daha olası görünüyor.
2025'teki Kampanyanın En Önemli Mesajı Ne Oldu?
Bence asıl mesaj “ucuz ev” değildi.
Asıl mesaj, ödeme modelinin konut satışındaki belirleyiciliğinin artmasıydı.
2025 kampanyasında üç farklı finansman modeli sunulması bu açıdan önemliydi. Modeller arasında peşinatsız/azalan taksitli seçenekler, belirli dönemde taksit desteği ve uzun vadeli finansman seçenekleri bulunuyordu.
Anadolu Ajansı
+1
Daha sonra Emlak Konut'un “Yeni Yuvam Modeli” ile finansman tarafında farklı bir yaklaşım geliştirildi. Şirketin resmi SSS dokümanında bu modelin İstanbul, Antalya ve Balıkesir'deki 23 projede uygulandığı belirtiliyor.
Emlak Konut
Bu gelişme bence gelecek açısından çok daha önemli.
Çünkü burada kampanyadan ziyade yeni bir konut finansmanı anlayışı oluşuyor.
İnsan Odaklı Konut Projeleri Öne Çıkabilir mi?
Bence kesinlikle.
Konut alırken erkek yatırımcıların stratejik hesapları önemli: kira getirisi, amortisman süresi, ulaşım yatırımları, bölgesel gelişme ve yeniden satış potansiyeli gibi göstergeler kararın önemli bölümünü oluşturuyor.
Ancak farklı alıcı gruplarının insan odaklı beklentileri de en az bunlar kadar önemli. Çocuğun okula güvenli gidebilmesi, yaşlı bir aile bireyinin sağlık merkezine erişebilmesi, kadınların akşam saatlerinde kendilerini güvende hissedebileceği ortak alanlar, yeşil alanlar ve toplu taşımaya erişim gibi konular artık projenin değerini etkiliyor.
Emlak Konut'un güncel proje yaklaşımında da sosyal alanlar, yeşil alanlar, mahalle kültürü, çocuk güvenliği ve erişilebilirlik gibi kavramların daha fazla vurgulandığını görüyoruz. Örneğin EVvel İstanbul projesinin tanıtımında yaşlı ve engelli dostu tasarım, çocuk güvenliği, yeşil alanlar ve mahalle yaşamı özellikle öne çıkarılıyor.
Emlak Konut
Bu nedenle geleceğin kampanyası bana göre yalnızca “60 ay ödeme” kampanyası olmayacak. İnsanların gerçekten yaşamak isteyeceği konutları finansal olarak erişilebilir hale getirme yarışı daha önemli hale gelecek.
Kişisel Deneyim Meselesinde Bir Not
Bu tür değerlendirmelerde “ben şu projeden ev aldım, şöyle kazandım” tarzı kişisel deneyimlerin çok etkili olduğunu biliyorum. Fakat benim gayrimenkul satın alma veya satış deneyimim yok; böyle bir deneyimim varmış gibi yazmak doğru olmaz.
Bu nedenle yukarıdaki yorumları kendi kişisel yatırım tecrübem yerine Emlak Konut'un resmi açıklamaları, şirket faaliyet raporları, TÜİK verileri, TCMB göstergeleri ve 2025'te yayımlanan sektör haberleri üzerinden değerlendiriyorum. Özellikle kampanyanın şehirleri konusunda Emlak Konut açıklamalarını ve Anadolu Ajansı/diğer haber kaynaklarının kampanya haberlerini karşılaştırmak daha güvenilir bir yöntem.
Anadolu Ajansı
+1
Benim 2026 ve Sonrası İçin Tahminim
Bugünden geleceğe baktığımda üç senaryo görüyorum.
Birinci senaryo: Faiz ve finansman koşulları gevşerse İstanbul, Ankara ve İzmir gibi yüksek talep gören şehirlerde yeni ödeme kampanyaları gündeme gelebilir.
İkinci senaryo: Finansman maliyetleri yüksek kalırsa şirketlerin daha uzun vadeli, düşük başlangıç ödemeli veya tasarruf finansmanı bağlantılı modeller geliştirmesi daha olası.
Üçüncü senaryo: Deprem güvenliği ve kentsel dönüşüm konusu daha fazla ağırlık kazanırsa yeni kampanyaların şehir seçiminde yalnızca satış potansiyeli değil, yenilenmesi gereken konut stoku ve güvenli yapı ihtiyacı da önemli kriter haline gelebilir.
Ben ikinci ve üçüncü senaryonun birlikte ilerlemesini daha olası görüyorum.
Özellikle İstanbul'da güvenli konut ihtiyacı ile finansmana erişim sorunu birleştiğinde, kamu destekli veya kamu bağlantılı konut modellerine yönelik talep devam edecektir.
Sonuç: Emlak Konut Kampanyası Yeni İllere Yayılır mı?
2025'teki “Kazançlı Yatırım Kampanyası” açısından net tablo İstanbul, İzmir, Antalya ve Balıkesir oldu. Kampanya 25 projeyi ve 4.500 konutu kapsadı; yoğun talep nedeniyle başvuru süresi uzatıldı.
Anadolu Ajansı
+1
Fakat bundan sonrası için kesinleşmiş yeni bir il listesi varmış gibi konuşmak doğru değil.
Verilere dayanarak benim izlediğim adaylar arasında Ankara, Bursa, Kocaeli, Mersin ve bazı güçlü bölgesel merkezler bulunuyor. Bunları “kesin kampanya yapılacak şehirler” değil, nüfus, ekonomik aktivite, konut talebi ve proje geliştirme potansiyeli açısından takip edilmesi gereken pazarlar olarak görmek gerekiyor.
Bir başka önemli nokta da şu: Emlak Konut'un güncel satış portföyünde İstanbul, İzmir, Antalya ve Balıkesir'in yanında farklı lokasyonlar ve Ankara gibi önemli proje merkezleri bulunabiliyor. Şirketin resmi satış ekranında lokasyonlar İstanbul Avrupa, İstanbul Anadolu, Denizli, İzmir, Antalya ve Balıkesir şeklinde filtrelenebiliyor.
Emlak Konut
Bu da şirketin coğrafi varlığının tek bir kampanyanın şehir listesiyle karıştırılmaması gerektiğini gösteriyor.
Şimdi asıl forum sorusu bence burada başlıyor:
Sizce yeni bir Emlak Konut kampanyası açıklansa Ankara mı öne çıkar, Bursa mı? İstanbul'da yeni projelerin ağırlık kazanması mı daha olası, yoksa Anadolu şehirlerine doğru daha belirgin bir açılım mı görürüz?
Ve daha önemlisi: Bir kampanyada sizin için öncelik düşük taksit mi, düşük toplam fiyat mı, deprem güvenliği mi, ulaşım mı, yoksa okul ve sosyal alanlara yakınlık mı olurdu?
Çünkü 2025 verileri bize bir şeyi oldukça açık gösterdi: Türkiye'de konut talebi ortadan kalkmış değil. 2025'te toplam konut satışlarının 1,69 milyona yaklaşması bunun güçlü kanıtlarından biri.
Veri Portali
Asıl problem, bu talebin hangi finansman modeliyle ve hangi şehirlerde karşılanacağı.
Bence önümüzdeki dönemin Emlak Konut tartışması artık yalnızca “hangi illerde kampanya olacak?” sorusundan ibaret olmayacak. Asıl soru, hangi şehirlerde hangi gelir grubuna, hangi ödeme modeliyle, nasıl bir yaşam alanı sunulacağı olacak.